Faydalı Bilgiler

İletişim

Sebum (derinin yağ salgısı) salgısı, bir testosteron türevi olan Dihidrotestosteron tarafından hormonal düzenlemeye bağlı olan bir salgıdır. Sebum salgısının kontrol altına alınması, Testosteronu, Dihidrotestosterona çeviren 5 alfa-reductase enziminin önlenmesiyle mümkündür. İşte bu madde, sebum üretimini ve hiper seboreye (aşırı yağlanma) bağlı cilt kusurlarını azaltır. Yağlı görünen cildi matlaştırmak; rafine ve mükemmel cilt dokusu elde etmek için hazırlanan yüz temizleme köpüğü, şampuanlar ve serumlarda kullanılır.

Argania Spinosa Kernel Oil (Argan Yağı)

Argan yağı Fas’ın sadece ve sadece güneybatısında yetişen Argan isimli ağacın meyvesinde yer alan çekirdek kısmı içerisindeki yemişten elde edilen bir yağ çeşididir. Şampuanlarda kullanılan su bazlısı da mevcuttur. Gamma linoleic asit (Omega’lar) ve Tocopherol (E vitamini) içeriği bakımından çok zengindir. NEMLENDİRİCİ, ekzemaya meyilli kuru ciltleri besleyici, cilt bariyerini yenileyici, yara ve çatlak iyileştirici bir aktif maddedir. Konjonktif doku koruyucusu olup, cildi enfeksiyonlara karşı da korur. Serbest radikalleri nötralize eder. Cildin fizyolojik yaşlanmasına ve kurumasına karşı, yani kırışıklıklara karşı da önleyici etkisi vardır. Cilt kremi veya losyonlarında kullanılır.

Water and Argania Spinosa Kernel Extract and Sodium Cocoyl Glutamate and Carbomer (Argan Çekirdeği Özütü-Ekstraktı)

Argan çekirdeği ekstraktı mükemmel serbest radikal karşıtı ve anti-aging etkili bir maddedir. Yağlı saçta sebore salgısını düzenler. Saçı kuvvetlendirir, parlaklık verir, yumuşak ve ipeksi his bırakır. Saç kökünü besler ve yeniden canlılık kazandırır. Argan yağının saç üzerinde sağlamış olduğu faydalar; saçta kırık oluşumunu önlenmesi, mevcut bulunan kırıklıkları gidermesi, E vitamini içermesi sebebiyle saçı beslemesi ve onarması, saçın daha parlak ve canlı bir görünüme sahip olmasını sağlaması, saç dibine uygulandığında saç köklerini beslemesi, saçları olumsuz çevre koşullarından ve dış etkenlerden koruması.

Saçlar üzerindeki mükemmel etkisi sebebiyle “sıvı altın” olarak da adı geçen argan yağı düzenli bir kullanım ile donuk görünen saçları çok kısa sürede sağlığına kavuşturur, hacmini tekrar kazanmasını sağlar ve doğal bir parlaklık verir. Saçı nemlendirir, saçın elektriklenmesini önler, karışmasını engellerken kolay şekil almasını sağlar. Hatta başarısı başka bakım yağlarıyla kıyaslandığında argan yağının diğer bakım yağlarına göre çok daha kısa sürede ve etkili bir sonuç verdiği ispatlanmıştır. Saç bakım şampuanlarında kullanılır.

Malassezia furfur (pityrosporum ovale) a karşı kuvvetli aktivite gösteren bir aktif maddedir. Oldukça etkili soyucu (anti-dandruff) özelliği sayesinde kepek ve kabuk oluşumuna eğilimi olan saçlı deri veya vücut için üretilen şampuanlarda kullanılmaktadır.

BASF Kimya ürünüdür.

Güçlü bir nemlendiricidir. Cildin ve saçlı derinin yoğun nemlendirilmesi amacıyla kullanılır. Nemlendirici etkisini hem cilde dışarıdan suyu çekerek hem de tutarak yapar; adeta sünger görevi görür. Cildin elastikiyetini arttırır. Kolajen dokuyu uyararak yaşlanma önleyici etkiler gösterir. Daha dolgun ve genç bir cilt oluşumuna destek olur. Cildin en dış tabakasındaki lipitlerin sentezini arttırarak cildin koruyucu/bariyer görevinin gelişmesinde rol alır; bariyer onarıcı olarak kullanılabilir. Hücre yenilenmesini arttırır, yara iyileştirici etki gösterir. Kaşıntı ve kızarıklığı önler. Kronik cilt hastalıklarından iz tedavisine kadar kullanılabilir.

Ciltteki rolü; Derin nüfuz eden nemlendiricidir, epitelizasyonu uyarır, yara iyileştirici ve anti-enflamatuar etki.

Saçtaki rolü; Uzun süre dayanan nemlendiricidir, saçı zarar görmekten korur, kalınlaştırır, matlığını ve parlaklığını düzeltir.

Bölgesel olarak uygulanan Pantenol, cilt tarafından emilir ve patotenik aside dönüşür. Panthenol içeren bir krem ciltte U.V ışınları nedeniyle oluşan kızarıklıkları engeller. Cilde düzenli olarak uygulanan Panthenol içerikli bir krem, losyon ya da şampuan, kuru cildin nem içeriğini düzeltir. Yüksek su içeriği saçı, tarama, fırçalama, kurutma ve permanın sebep olduğu zararlardan korur.

Seramidler, bir kolajendir

Derinin üst tabakasını (yani stratum korneumu) bir tuğla duvara benzetebiliriz. Tuğlaların yapışık ve duvarın düz durması için gereken harç, seramid’lerdir. Üst deri tabakasının koruyucu ve sağlıklı olabilmesi için, bir kolajen olan seramid, içermesi gerekir. Seramidler, derinin yapısında, su tutma kapasitesinde ve bariyer fonksiyonlarının sağlanmasında çok önemli rol oynarlar.

Cildin dış tabakasının kolajeni olan seramid’leri korumak gerekir. Bir tür protein olan seramidler, cilt hücrelerinin birbirine sıkıca bağlanmasını sağlayarak, güçlü bir bariyer oluştururlar. Cildin nemli, ışıltılı, gergin durmasını sağlarlar. Seramidler, doğuştan az ya da dış etkilerle azaldığında, cilt koruyucu özelliğini kaybeder. Egzemadan akneye ve kırışıklıklara neden olur.

Cilt bariyeri, çevre ile aramızdaki güvenlik hattıdır. Unutmayın ki cildimiz, mantomuzdur Derimizin bileşiminin çoğunluğunu bir kolajen olan seramidler oluşturduğundan, dayanıklık ve nem dengesini sağlarlar. Enfeksiyon ajanlarının, çevresel kirliliklerin, zararlı kimyasalların girişine engel olurlar.

Seramidlerin, atopik dermatit, psoriasis (sedef), iktiyozis (çok kuru deri), irritan/alerjik kontakt dermatit, seboreik dermatit ve kuru deride eksik oldukları gözlenmiştir. Seramid içeren ürünlerin topikal (yani dıştan sürülerek) olarak uygulanmasıyla hasarlı deri yeniden yapılandırılır.

Seramid içeren şampuanlar, losyonlar ve kremler; cildimiz ve/veya saçlı derinin bariyer (koruyucu) fonksiyonlarının bozulduğu durumlarda (güneş, kuru iklim şartları, kimyasal maddelerle temas, sıcak, soğuk, lazer, epilasyon vb. gibi durumlarda) onarıcı, deriyi yatıştırıcı tahrişi giderici ve yeniden yapılandırıcı olurlar.

En iyi nemlendiricilerde, en iyi yüz kremlerinde ve en iyi saç şampuanı, en iyi vücut şampuanı ve en iyi nemlendirici losyonlarda mutlaka seramidler bulunmalıdır.

Katyonik kondisyoner madde. Saçın ıslak ve kuru taranabilirliğini kolaylaştırır. Taramanın saça vereceği hasara engel olur.

Cildin lipid tabakasını zenginleştirir. Deriyi koruyan ve yumuşatan biolipid türevidir.

Taze fasulyeye benzeyen bu tropik meyve, bir hyaluronik asit eş değerlisi olup, kendi molekülünün 1000 katı kadar su tutabilen bir tür şekerdir. Güçlü nemlendirici, yumuşatıcı, pürüz giderici, ve cilt yapısını geliştirici, su toplayıcı, yani humektan bir maddedir. Deriyi adeta bir biofilm tabakası gibi kaplar. Karbohidratlar, proteinler, lipitler ve nükleik asitlerle birlikte canlıları oluşturan 4 ana yapı taşından biridir. Hücre içindeki en önemli şeker glükozdur. Bunun nedeni glükozun hücresel enerji metabolizmasındaki rolü ve diğer şekerler için (riboz ve deoksiriboz) temel yapıtaşı olmasıdır.

Hiyaluronik asit (hiyaluronon veya sodyum hiyaluronat) gibi glikozaminoglikanlar , dermiste doğal olarak bulunan humektanlardır. Hiyaluronik asit kendi ağırlığının 1000 katı kadar su çekerek deriyi nemlendirir. Humektanlar (nem/su çekiciler), stratum korneuma penetre olabilen ve burada yüksek oranda su bağlayan, suda çözünen maddelerdir. Atmosferdeki nem oranı belli bir yüzdenin üzerinde olduğunda çevredeki nemi çekerek derinin hidrasyonunu artırırlar. Humektanlar, nemlendiricilerin buharlaşmasını ve sertleşmesini önleyerek ürünün raf ömrünü uzatırlar; bu özellikleriyle kozmetik nemlendiricilerin yapısına sıklıkla ilave edilen popüler içeriklerdir. Humektanlar, stratum korneuma su çekerek hafif şişme sağlarlar; böylece ince kırışıklıklar geçici olarak azalır. Kırışıklık giderici etkisi uzun vadede olmasa da “kırışıklık giderici” olarak piyasaya sunulan kremler ve losyonlar çoğunlukla humektanlara bağlı etki gösterirler.

Hidrolize proteinler, ciltte bir grup temel besin arasındadır. Genellikle doğal nemlendirme faktörü olarak anılırlar. Bu bileşenler derinin en dışında olan, stratum korneum tabakasının nem içeriğinin korunmasından ve böylece cildin esnek tutulmasından sorumludurlar. Mısır, buğday ve soya fasulyesi gibi bitkilerden üretilen hidrolize proteinler hem cilt, hem de saç için önemlidirler. Bu proteinler, cilt ve saçlı deriye uygulandığında, deriyi beslemenin yanı sıra; stratum korneumun dış katmanlarına kadar nüfuz ederek trans epidermal su kaybını en aza indiren bir film tabakası oluşturup, nemlendirici etkiler de sağlarlar.